Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü, Bursa’daki Uluabat Gölü’nde suyun üzerinde süzülen bir Bahri (Podiceps cristatus) çiftine ait görüntüleri paylaştı. Hayranlık uyandıran görüntüler, “Suyun üzerinde süzülen bu Bahri çifti, zarif duruşları ve kendilerine özgü ibikleriyle adeta yaşayan birer sanat eseri gibi görünüyor” notuyla paylaşıldı.
Zarif Görünümüyle Dikkat Çekiyor
Bahri, Türkçedeki ismiyle “Büyük Tepeli Batağan”, batağangiller (Podicipedidae) familyasına ait bir kuş türü. Özellikle yaz aylarında siyah tepelikleri, yanaklarında kestane renginde yakalık süs tüyleri ve parlak beyaz göğsüyle dikkat çekiyor. Kış aylarında ise bu gösterişli tüyler silikleşiyor ve kahverengi ile beyaz tonların hâkim olduğu daha sade bir görünüme bürünüyor.
Boyu 46–51 cm arasında, kanat açıklığı ise 59–73 cm civarında olan Bahri, ince yapılı ve uzun boyunlu görünümüyle tanınıyor.
Avrasya’dan Afrika’ya Uzanan Yayılım
Bahri, Avrasya, Afrika ve Avustralya’da geniş bir yaşam alanına sahip. Suya tam anlamıyla bağımlı bir tür olan Bahri, genellikle göl ve bataklık alanlarında görülüyor. Avını su altında dalarak yakalayan Bahri’nin beslenme kaynağı küçük balıklar, su böcekleri ve kurbağa yavrularından oluşuyor.
Eşleşme dönemlerinde ise en dikkat çekici davranışlarından biri, çiftlerin su üzerinde birlikte sergilediği “dansları”. Bu ritüel, kuşların birbirlerini tanıma ve bağ kurma sürecinde önemli bir rol oynuyor.
Koruma Altında
Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre Bahri, “en az endişe verici (Least Concern)” kategorisinde yer alıyor. Ancak su kaynaklarının kirlenmesi, yaşam alanlarının daralması ve insan etkisi, tür için potansiyel tehdit oluşturuyor. Avrupa Birliği’nin kuş direktifleri kapsamında da korunan türler arasında yer alıyor.
Uluabat Gölü, hem göçmen kuşlar hem de yerleşik türler için önemli bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor. Gölün sahip olduğu zengin biyoçeşitlilik, doğaseverler ve kuş gözlemcileri için özel bir cazibe merkezi oluşturuyor. Görüntülenen Bahri çifti, hem gölün ekosistem zenginliğini gözler önüne serdi hem de doğal yaşamın korunmasının önemini bir kez daha hatırlattı.


