Orta Doğu’dan bir casusluk hikayesi: Ali Hasan Salameh

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yıl 1972, Münih Olimpiyatları

O sene Münih’te gerçekleşecek olan olimpiyatlarda kimse böyle bir olayın gerçekleşeceğini beklemezdi. Olimpiyat köyünde hiçbir şekilde güvenlik önlemi alınmamıştı, bu tamamen naziler döneminde yapılan Berlin Olimpiyatları’nı unutturmak amaçlı yapılmış bir hareketti. Beklenen olmadı ve o gece 11 İsrailli sporcu öldürüldü. Bu olay bir anda tüm dünyada büyük bir yankı uyandırdı. Olayı hemen “Kara Eylül” örgütü üstlendi ve bu olay İsrail tarafından adeta şok etkisi yarattı.

Dönemin İsrail başbakanı Golda Meir, o gün hemen tüm güvenlik kurulunu topladı ve şu emri verdi; “gönderin çocukları”

İşte bu olaydan sonra artık Avrupa’nın birçok şehrinde Filistin’in kurtuluşu için çalışan liderler tek tek suikaste kurban gitmeye başlıyordu. Bunların içinde ise en önemlisi aynı zamanda Yaser Arafat’ın da sağ kolu olan Ali Hasan Salameh idi.

Ali Hasan Salameh için ilk olarak izine Norveç’te rastlandığı düşünüldü. Norveç’in küçük bir kasabasında Salameh’in olduğu keşfedildi ve anında MOSSAD ajanları tarafından takibe alındı. Düşünülenin aksine orada çok normal bir hayat yaşıyordu ve bir kafede garson olarak çalışıyordu. Bu durum MOSSAD ajanlarını şaşırtmıştı fakat yinede o olduğuna emindiler. Gece vakti kiralık olan araçları ile Salameh ve eşini takibe başladılar. O an evinin yakınlarına gelen Salameh’e birkaç el ateş edip orada öldürdüler. Bir süre sonra farkettiler ki öldürdükleri aslında Salameh değil sadece ona benzeyen biriydi. Norveç’ten bir an önce çıkmaları gerekiyordu fakat onlar çok ağır davrandılar. Kiraladıkları aracı aldıkları yere dahi götürüp bıraktılar ki bu onların yakalanması konusunda büyük bir etken oldu. O an kiralık aracı teslim edecekleri sırada polisler tarafından yakalandılar ve tutuklanıp hapise götürüldüler. Böylece bu olay bir fiyasko ile sonuçlanmıştı.

İsrail Salameh’yi aramaya devam ediyordu ancak 1979’a kadar bir şey yapamadı çünkü Avrupa’da önceki gibi rahatça hareket edemiyordu.


Mossad açısından Kara Eylül örgütü yıllarca gizemini korudu ve yıllarca örgüt şemasını ve bağlantılarını çözmeye çalıştı. Diğer taraftan Salameh Avrupa dillerini akıcı derecede iyi konuşuyordu. İyi giyiniyordu, sık sık Avrupa’ya gidiyordu ve saklanmıyordu. Avrupa’da da ona hayran olan insanlar vardı hatta kimileri Yahudiler arasında Salameh’ye yardım edenler olduğunu söylüyor. Salameh kendisi gibi sürekli göz önünde olan bir isimle, Lübnan’ın kainat güzeli Georgina Rızk ile evlendi.

Hiç kimse fark etmeden Beyrut’a kendi halinde ressam bir İngiliz taşınmıştı. Erica Maria Chambers adlı bu ressam Ali Hasan Salameh’nin tam karşısındaki daireyi kiralamıştı. Balkonda resim yaparken Ali Hasan’ın günlük alışkanlıklarını, eve gidiş geliş saatlerini, korumaların durumunu; Salameh’ye dair birçok şeyi öğrenmişti. Salameh’nin yakın bir arkadaşı Salameh’yi “en azından günlük rutinlerini değiştir” diye uyardı. Ali Hasan Salameh, “umurumda değil, olacak varsa olur” diye cevap verdi

Bu arada Lübnanlı siyasetçi Beşir Cemayel’in İsraillilerle ilişkisi vardı ve o da Salameh’nin yakın arkadaşlarını arayıp dikkatli olmasını söyledi. Hatta Cemayel Salameh’ye “bugün seni öldürecekler” yazan bir not gönderdi. Salameh’nin korumaları mektubu vermek için onun uyanmasını beklediler. Salameh uyandı ve her zamanki gibi korumalarının ve zırhlı araçların olduğu konvoydaki arabasına bindi. İsrail yaklaşık 100 kilo patlayıcı ile konvoyun tamamını havaya uçurmayı planlamıştı. Salameh arabasının içinde Cemayel’in “seni bugün öldürecekler” yazan notunu okumak için öne eğilmişti. Tam da bu sırada çok şiddetli bir patlama oldu. Patlama o kadar şiddetliydi ki, Salameh’nin korumaları parçalandı. Salameh ise mektubu okurken öne eğildiği için patlamadan çok az etkilenmişti ancak bir gözüne bir şarapnel parçası isabet etmişti. Aslında tek yarası buydu ancak ölümcüldü.

Salameh’nin dostluk kurduğu ABD’nin Beyrut elçiliğindeki CIA görevlisi Robert Ames de 4 yıl sonra elçiliğe yönelik bombalı saldırıda hayatını kaybetti. Filistinliler “Salameh ve Ames yaşasaydı ABD’nin bölge politikaları farklı olurdu” diyor.

Kaynak: Hediye Levent, Orta Doğu’nun Casusları
Aykut FİLİZ

Takip Et
Bildir
guest
Kimse görmeyecek. Yorumunuza cevap yazıldığında bildirim almak için. (İsteğe Bağlı)

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Habere yorum yapabilirsiniz.x