19 Mayıs 2024 günü Azerbaycan ile bir takım görüşmeler yapmak için giden İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, dönüş yolunda geçirmiş olduğu bir helikopter kazası sonrası helikopterdeki diğer üç devlet görevlisi ile birlikte hayatını kaybetmiştir. Bu kazada ihmal olduğuna dair çok fazla düşünce ortaya atılmıştır. Bunlardan biri de İran’ın en üst düzey yetkilisinin 45 yıllık bir helikopter ile neden yolculuk yaptığı konusundadır.
Şimdi İran’da dini lider Ali Hamaney‘in yapacağı bir atama ile 50 gün içerisinde yapılacak seçime kadar vekaleten biri bu görevi yürütecek. İran bu helikopter kazasını detaylı şekilde araştırıp ihmalleri gözden geçirecektir ve bunun normal bir kaza mı yoksa suikast mi olduğunu yakın zamanda öğrenebiliriz.
Geçmişte yaşanan bazı suikastler yine bu bölgede gerçekleşmişti ve bunlara bazı örnekler vererek onları da anlatmaya başlayalım.
İlk örnek eski Suud Kral Faysal bin Abdülaziz Âl-i Suud
Kardeşi Kral Suud bin Abdül Aziz tahtan indirilince, onun yerine geçerek; 4 Mart 1964 yılında Suudi Arabistan Kralı oldu. Tahta geçtikten sonra ülkede bir dizi reform hareketine girişti. Televizyon ve kız okullarının kurulmasını sağladı. Panislamizm düşüncesini yaymak amacıyla Mısır, Suriye ve Irak ülkeleriyle diplomatik ilişkiler kurdu. Bir yandan da değişik İslam ülkelerine yakınlaşarak, ülkesinin İslam dünyasının liderliğini üstlenmesi için çalıştı. Bu sıralarda yaptığı Türkiye ziyareti de bunun bir göstergesidir. Batılı devletlere karşı uyguladığı petrol ambargosu sebebiyle batılılar tarafından düşman ilan edildi. O istiyordu ki Müslümanlara karşı yapılan zulüm dursun ve Altı Gün Savaşları olarak bilinen Arap-İsrail savaşının bitmesi sağlanmalıydı. 25 Mart 1975’te yeğeni Faysal bin Müsaid el-Suud tarafından bayramlaşma sırasında sarayında öldürüldü. Ölümüyle beraber politikaları da başarısızlığa uğramış oldu.
İkinci örnek eski Ürdün Kralı I. Abdullah
16 Temmuz da, Lübnan resmi başbakanı Riyad el Sulh’ın Amman’da suikaste maruz kaldığı söylentisi İsrail’e farklı bir bakış getirmişti. Abdullah ise cenaze töreninde ve Moshe Sasson ve Reuven Shiloah ile olan görüşmelerinde övgü yağdırmak için Kudüs’e gitmişti. Abdullah cuma namazı sırasında torunu Prens Hüseyin ile namaz kılarken Filistinli bir genç tarafından vurulmuştu. Abdullah, Arap liderleri arasında Batı’ya daha ılımlı olarak görülürdü. Onun, diğer Arap liderlere rağmen, İsrail ile barış içerisinde ayrılık anlaşmasını imzalamak için can attığını söylemek mümkündür. Onun komşuları Suriye, Lübnan ve İngiliz mandası altındaki Filistin ile alakalı Büyük Suriye adlı hayaline, çoğu Arap ülkesi güvenmiyordu. Onlar Abdullah’ı kendi bağımsızlıklarına engel olarak görüyor ve onun düşman ile iş birliği yaptığından şüpheleniyorlardı. Buna karşılık Abdullah da, Arap ülkeleri liderlerini güvenilmez buluyordu.
Üçüncü örnek eski İsrail Başbakanı İzak Rabin
Olay İsrail Kralları Meydanı‘nda (şimdiki Rabin Meydanı) düzenlenen Oslo anlaşmalarını desteklemek amacıyla yapılan miting sonrası anlaşmalara karşı çıkan aşırı sağcı Yigal Amir tarafından 4 Kasım 1995 tarihinde gerçekleşmiştir. Başkan Rabin belediye binasının merdivenlerinden arabasının açık kapısına doğru yürürken saldırgan Amir yarı otomatik bir tabancayla Rabin’e üç el ateş etmiştir. İki atış Rabin’e isabet ederken, üçüncü atış Rabin’in korumalarından Yoram Rubin’i hafif şekilde yaralamıştır. Başkan olay sonrası hemen miting alana yakın olan Ichilov Hastanesi’ne götürülmüş, hastanede hemen ameliyata alınmıştır. Başka Rabin, ameliyat esnasında kan kaybından dolayı hayatını kaybetmiştir.
Dördüncü örnek eski Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat
1981 yılında, Mısır’ın bağımsızlığının kutlandığı tören sırasında silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü. Resmî geçit töreni sırasında askeri konvoy içinde bulunan Halid el-İslâmbûlî tarafından önce el bombaları atılmak suretiyle, Sedat’a, üst düzey komutanlara ve diğer seçkin yöneticilere saldırılmış, daha sonra ise otomatik silahlarla platformun önüne gelinerek platformda bulunanlar taranmıştır. Bu saldırı sırasında Enver Sedat’a 72 kurşun isabet etmiştir. 1973 Yom Kippur Savaşı sonrası İsrail ile olan iyi ilişkileri sebebiyle ülkesinde ve bölgede çok ağır tepkiler almaya başlamıştı. Son olarak ise İsrail parlamentosu Knesset’te yaptığı konuşma çok ağır tepkiler almıştı.
Aykut FİLİZ






