Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), finansal sistemde şeffaflığı artırmak ve kayıt dışı para hareketlerini engellemek amacıyla önemli bir düzenlemeye gidiyor. Hazırlanan yeni tebliğ taslağıyla, 1 Ocak 2026’dan itibaren yüksek tutarlı para transferlerinde beyan zorunluluğu getirilecek. Kurallara uymayan kişilerin EFT ve IBAN üzerinden para gönderme işlemleri gerçekleştirilemeyecek.
200 Bin TL ve Üzeri İşlemlerde Beyan Şartı
Yeni tebliğe göre, 200 bin TL ve üzerindeki EFT, havale ve nakit işlemlerinde kullanıcıların işlem gerekçesini beyan etmesi zorunlu hale geliyor. MASAK, bu adımla hem finansal denetimi güçlendirmeyi hem de kara para aklama ve kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi hedefliyor.
Düzenlemenin Amacı: Küresel Standartlara Uyum
MASAK tarafından yapılan açıklamada, yeni uygulamanın uluslararası mali şeffaflık standartlarını belirleyen FATF kriterlerine uyum amacı taşıdığı belirtildi.
Tebliğ hazırlanırken:
- Risk bazlı analizler
- Ulusal değerlendirme raporları
- Diğer ülkelerin benzer uygulamaları dikkate alındı.
Hangi İşlemler Kapsam Dışında?
Yeni düzenlemedeki beyan zorunluluğundan bazı işlemler muaf olacak:
- Kamu kurumlarının yaptığı para transferleri
- Bankaların kendi aralarındaki hareketleri
- ATM üzerinden yapılan düşük tutarlı işlemler
- Bu işlemlerde beyan şartı aranmayacak.
Kurallara Uymayana Yaptırım Var
Tebliğe uyum sağlamayan finansal kuruluşlar, 5549 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırımlarla karşı karşıya kalacak.
20 Milyon TL Üzeri Transferlerde Detaylı Açıklama
Düzenleme kapsamında özellikle 20 milyon TL üzeri işlemlerde, kullanıcıların ayrıntılı açıklama ve belge sunması gerekecek. Para transferleri ancak bu beyanlar sağlandığı takdirde gerçekleştirilecek.
1 Ocak 2026’da Yürürlüğe Giriyor
Yeni kurallar 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.
Bu tarihten sonra beyan zorunluluğuna uymayan kullanıcıların yüksek tutarlı EFT ve IBAN üzerinden para gönderme işlemleri yapılmayacak.
Yeni düzenleme, Türkiye’de finansal şeffaflığın artırılması ve kayıt dışı paranın önlenmesi adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.





