Dolar haftanın son işlem gününe 43,34 TL seviyesinden, euro ise 50,94 TL’den başladı. Türk Lirası’nın değer kaybında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indiriminde beklentilerin altında kalması etkili oldu.
TCMB, dün gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37 seviyesine çekti. Piyasalarda beklenti faiz indiriminin 150 baz puan olacağı yönündeydi. Kararın ardından TL üzerindeki baskı artarken, euro 51 TL seviyesine yaklaştı.
PPK açıklamasında, ocak ayında enflasyonun yüksek seyredeceği ancak ana eğilime katkısının sınırlı olacağı belirtildi. Kurul, talep koşullarının dezenflasyon sürecine katkısında azalma görüldüğünü vurgularken, para politikası kararlarının enflasyon odaklı olmaya devam edeceğinin altını çizdi.
Analistler, TCMB’nin temkinli duruşunu sürdüreceğini ifade etti. Faiz indirim hızının yavaşlaması Borsa İstanbul’da bankacılık hisseleri üzerinde baskı oluşturdu. Bankacılık endeksi yüzde 2’nin üzerinde değer kaybederken, Borsa İstanbul genelinde ise yükseliş yaşandı.
Öte yandan bugün kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s ve S&P’nin Türkiye değerlendirmeleri takip edilecek. Her iki kuruluşun da “durağan” olan görünümü “pozitif”e çevirmesi beklenirken, not artışı ihtimalinin zayıf olduğu ifade ediliyor. Değerlendirmelerde düşen CDS primleri ve Türk Lirası’ndaki önceki değer kazanımlarının öne çıkması bekleniyor.
Küresel piyasalarda ise Davos gündemi öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın “Grönland’a karşı silah zoruyla bir adım atmayı planlamıyorum” yönündeki açıklamaları piyasalarda tansiyonu düşürdü. Bu açıklamaların ardından dolar güç kazanırken, piyasalarda hakim olan “ABD’yi sat” algısı tersine döndü. ABD ekonomisi geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 büyüme kaydetti.
Asya cephesinde ise Japonya Merkez Bankası, politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 0,75 seviyesinde sabit tuttu.







