Yılın son işlem günlerinde döviz piyasalarında farklı bir seyir izleniyor. Dolar yatay görünümünü korurken, euro yükselişini sürdürüyor. Dolar/TL salı gününe 42,82 TL seviyesinden başlarken, Euro/TL 50,62 TL’den işlem görmeye başladı.
Son bir yıllık performans değerlendirildiğinde, dolar/TL kurunun yaklaşık yüzde 22 değer kazandığı görülüyor. Ancak aynı dönemde enflasyonun yüzde 29,74 artması, doların enflasyon karşısında yaklaşık yüzde 7,74 oranında reel kayıp yaşamasına neden oldu. Bu durum, doların nominal artışına rağmen alım gücünü koruyamadığını ortaya koydu.
Euro ise son bir yılda yüzde 38 yükselerek enflasyonun üzerinde performans sergiledi. Böylece euro, enflasyon karşısında yüzde 8’in üzerinde reel kazanç sağladı. Reel kazanç, bir yatırım aracının enflasyonun üzerinde değer kazanması ve alım gücünü artırması anlamına geliyor.
Öte yandan asgari ücret tartışmaları da gündemdeki yerini koruyor. Asgari ücretle çalışanlar, mevcut maaşların enflasyon karşısında eridiğini belirterek enflasyonun üzerinde bir artış talep ediyor. Yasal olarak 31 Aralık’a kadar belirlenmesi gereken asgari ücret için piyasalar ve işveren kesimi yaklaşık yüzde 25 artış beklentisi içinde olurken, işçi tarafı yüzde 30’un üzerinde zam talep ediyor. Bir sonraki Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısının tarihi ise henüz açıklanmadı.
Küresel piyasalarda ise risk iştahı yüksek seyrediyor. ABD borsaları dün rekor seviyelerde işlem görürken, bugün hafif düşüşlerle açıldı. ABD’de açıklanan zayıf istihdam verileri, Fed’in önümüzdeki yıl daha fazla faiz indirimi yapabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu beklentilerle dolar, Japon yeni karşısında yüzde 0,66, euro karşısında ise yüzde 0,20 değer kaybetti.
Euro’daki yükselişin arkasında, Avrupa ekonomisinin beklentilerin üzerinde toparlanacağına dair görüşlerin güçlenmesi bulunuyor. Özellikle savunma harcamalarının ekonomileri canlandıracağı öngörülüyor.
Bugün yurt içinde önemli bir veri akışı bulunmazken, yurt dışında ABD’de üçüncü çeyrek büyüme verileri piyasaların odağında olacak.


