Büyük gerilim çemberi: Hizbullah-İsrail-İran Çatışması

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail, Gazze’den sonra Batı Şeria’da Filistin halkına karşı zulmünü sürdürmüştü. Hala o bölgedeki insanları acımadan öldüren İsrail, bir yandan da Lübnan’a karşı bir saldırı başlatmış durumda. Lübnan’ın güneyinde bulunan Hizbullah noktalarına karşı başlattığı saldırılarda, üst düzey Hizbullah lider kadrosunun buna Hasan Nasrallah ve Fuad Şükür’de dahil olmak üzere tüm üst kadroyu saldırılar ile öldürmüştü. Daha öncesinde ise çağrı cihazlarına yerleştirdikleri bombaların infilak etmesi ile yüzlerce Hizbullah mensubu ya kolunu ya parmağını ya gözünü ya da bir uzvunu kaybederek onların deyimiyle etkisiz hale gelmişlerdi.

Şimdi ise akıllarında Lübnan’ın güneyine bir operasyon yapma düşüncesi hakim. Bölgede ise Lübnan ordusu 5 km kadar içeri çekildi. Lübnan’ın kendini koruyacak bir ordusu mevcut elbet fakat Hizbullah kadar güçlü bir orduya sahip değiller, bu sebeple ise Hizbullah, Lübnan’ın koruyucusu gibi hükmediyor. En son 2006 yılında İsrail’in Lübnan’a başlattığı kara harekatında, Hizbullah güçleri büyük bir bozgun ile geri püskürtmüşlerdi. Bu kez ise Hizbullah’ın akıl kadrosundan çok az kişi hayattalar. Yeni bir lider arayışına da girdikleri bu dönemde, baskın taraf olamayacaklarını biliyorlar. Ama yine de Hizbullah’ın elindeki silahların ne denli etkili olduğunu, Tel Aviv kentine yaptıkları saldırılar ile de görmüş olduk. Hasan Nasrallah’ın suikast ile öldürülmesi onların üzerinde bir etki yaratsa bile saldırılarını yine de bırakmadılar.

Bu üçlemede İran ise, geçtiğimiz aylarda eski Hamas lideri İsmail Haniyye’nin ülkelerinde bir suikast sonucu öldürülmesi sonucu intikam yeminleri etmişlerdi. Fakat geçtiğimiz günlerde İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, yaptığı bir açıklamada Haniyye’nin intikamını almamaları durumunda bölgede ateşkes ilan edileceğini ve bu konuyu batı ile görüşüp anlaştıklarını itiraf etmişti. Daha önce cumhurbaşkanları Reisi, gelecekte belki de cumhurbaşkanı olacak Kasım Süleymani’yi ve birçok önemli adamını suikastler ile kaybeden İran, yine intikam çağrılarının ne denli sonuçsuz olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Belki de bölgede yalnız kalacaklarından korkuyorlardır fakat ülkelerinde bu kadar kolay bürokratların suikastler ile öldürülmesi onlar için büyük bir prestij kaybı yarattığı yadsınamaz bir gerçek.

Olası bir İsrail’in Suriye işgalinde ise bu kez ne Rusya ne İran bu kadar suskun kalmayacaktır. Çünkü ikisinin de ortağı olan biri tarafından yönetilen bir ülkenin ellerinden batıya doğru kayışını izlemek istemezler. Türkiye’nin tutumu ise daha ilk baştan beri sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze çıkışları ile de ne denli sert bir tutum sergilediğini ve Türkiye’nin böyle bir konuda sessiz kalmadığını ve kalmayacağını gösteriyor. Olası bir Şam işgali bu kez İsrail’in batı tarafından da yalnız bırakılabileceği ihtimali var. Çünkü ABD seçimlerinde olası bir Donald Trump’ın başkan seçilme ihtimalinde Orta Doğu’daki bu savaşı desteklemeyeceği çok net.

İran’ın tutumunu çok merak ediyorum. Eğer İsrail olur da Şam’a bir kara saldırısı başlatırsa bu kez hala bu kadar suskun kalırlarsa bir sonraki olası hedef kendileri olduğunu unutmamalılar.

Aykut FİLİZ

Takip Et
Bildir
guest
Kimse görmeyecek. Yorumunuza cevap yazıldığında bildirim almak için. (İsteğe Bağlı)

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Habere yorum yapabilirsiniz.x