Bursa Odunluk’taki eski bir zincir market arazisi üzerinde Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığıyla yürütülen projede mağdur edildiklerini iddia eden çok sayıda vatandaş, Katılımevim’in Ümraniye’deki genel merkez binası önünde gerçekleştirdikleri eylemde haklarını aradı. Seslerini duyurmaya çalışan vatandaşlar, “Satış ofislerinde birlikte sunumlar yapıldı. Vatandaşlara açıkça ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır’ algısı oluşturuldu” sözleriyle yaşanan mağduriyeti dile getirdi.
Bursa’nın önemli lokasyonlarından biri olduğu öne sürülen Odunluk’taki eski bir zincir market arazisi üzerinde hayata geçirilmesi planlanan “Katılımevim” projesinde mağduriyet yaşadıklarını iddia eden vatandaşlar; Katılımevim’in İstanbul Ümraniye’de bulunan genel merkez binası önünde bir araya gelerek seslerini duyurmak için eylem yaptı. Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığına güvenerek konut ve ticari alan satın aldıklarını ifade eden mağdurlar; konkordato sürecinin ardından tapularına ulaşamadıklarını ve ödedikleri bedellerin iade edilmediğini belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.

“Yapılanlar bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir”
Mağdurlar adına açıklamalarda bulunan Sadiye Dinç, projenin satış ve pazarlama sürecinde Katılımevim ile Atış Yapı’nın birlikte hareket ettiğini; ancak ortaklığın sonradan reddedilmesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Proje sürecinde şantiye alanında aylarca Katılımevim ve Atış Yapı bayrakları yan yana dalgalandı. Tanıtımlar bu birliktelik üzerinden yapıldı. Satış ofislerinde sunumlar gerçekleştirildi. Vatandaşlar bu açık görüntülerle ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır’ düşüncesiyle yatırım yaptı. Bizler sizlere güvendik ancak aptal değiliz. Kayıtlar ortadadır. Yapılan devirler gerçek bir el değiştirme olmayıp fiili durumda bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir. Kanun kötü niyetli şekilde kullanılmıştır.”

“Hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir”
Atış Yapı’nın konkordato ilanının ardından yaşanan sürece de değinen Dinç, hak sahiplerinin bilgisi dışında devir işlemleri yapıldığını öne sürerek, “Bursa Odunluk olarak bilinen alan, Katılımevim’in en yüksek paya sahip olduğu konsorsiyum ortaklığı ile alınmıştır. Bu sürece ilişkin olarak KAP bildirimleri yapılmış, Rekabet Kurumu’na resmi başvurular gerçekleştirilmiş, satış yetkisi Katılımevim tarafından Atış Yapı’ya verilmiştir. Atış Yapı’nın konkordato ilanının ardından proje arazisi alıcıların bilgisi ve rızası dışında Katılımevim’e devredilmiştir. Süreç TMSF’ye geçmiştir. Buna rağmen ödemelerini eksiksiz yapan hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir. Bugün gelinen noktada tapularımız verilmemekte, ödenen bedeller iade edilmemekte ve sürece dair şeffaf ve sorumlu tek bir muhatap bulunmamaktadır. Kamuoyuna yansıyan 23 milyon dolarlık ödeme hangi hukuki ve ticari gerekçeyle yapılmıştır? Konkordato dosyalarında yer alan 178 milyon TL’lik alacak hangi sözleşmelere dayanmaktadır? Konkordato süreci devam ederken yapılan çek ve devir işlemleri hangi hukuka dayanmaktadır? Bu tablo yalnızca hukuki değil, vicdani bir çöküştür. Bu insanlar ev hanımıdır, işçidir, yöneticidir, emeklidir. Türkiye’nin yükünü taşıyan insanlardır. Bugün bu insanlar yıllarını ve emeklerini boşuna mı verdiklerini sorgular hale gelmiştir” şeklinde konuştu.

Eylem boyunca sık sık slogan atan mağdurlar, seslerini duyurabilmek adına Katılımevim Genel Merkezi önünde uzun süre bekledi. Açıklamanın ardından grup, yaşadıkları mağduriyeti temsilen balonlar uçurarak eylemlerini sonlandırdı.


